Üretim Tekniği Soğuk Pres ( Isıl işlem olmaksızın mekanik yöntemle üretilmiştir. )
İçindekiler % 100 Soya Yağı. Katkı maddesi ve koruyucu madde içermemektedir.
Ambalaj Bal renkli ecza şişesi + Silindir
Yağ Asitleri Kompozisyonu ( % )
Doymuş Yağ Asitleri
Miristik Asit 0,1
Palmitik Asit 11,69
Palmitoleik Asit 0,15
Stearik Asit 4,16
Doymamış Yağ Asitleri
Oleik Asit 24,89 ( Omega 9 )
Linoleik Asit 52,17 ( Omega 6 )
Linolenik Asit 6,01 ( Omega 3 )
Araşidik Asit 0,35
Ekosenoik Asit 0,23
Behenik Asit 0,4
Saklama Koşulları Ağzı açıldıktan sonra sıkıca kapatıp, buzdolabında saklayınız.
Kullanım Şekli Isıl işlem uygulamadan tüketilmelidir.
Latince Bitki Adı: Glycine max Türkçe Bitki Adı: Soya fasulyesi Drog Adı: Glycineae oleum (Soya fasulyesi yağı)
Soya, bitkisel proteinler, lesitin ve sabit yağ bakımından zengindir. Soya fasulyesinin %18-26 oranında sabit yağ taşıyan tohumlarından soğuk presleme yöntemi ile değerli sabit yağı elde edilir. Yağın bileşiminde beslenme fizyolojisinde önemi olan, doymamış yağ asitlerinden;%49-55 oranında Linoleik asit (Omega-6), %4-12 oranında Linolenik asit (Omega-3) ve %20-34 oranında Oleik asit (Omega-9) bulunur. Doymamış yağ asitlerine bağlı konumda olan Kolin-Fosforikasit digliseritesteri de önemi olan bir bileşiktir. Doymuş yağ asitlerinden ise sadece Stearik ve Palmitik asitleri taşımaktadır. İzoflavon bileşiklerinden ise Genistein, Daidzein, Formononetin ve Kumesterol soya fasulyesinin yapısında bulundurduğu diğer önemli doğal maddelerdir. Soya tohumu yapısında, Fosfolipid içeriğini belirleyen üç maddeden biri olan Fosfaditilkolin %73-79 oranında bulunur. Bu karışımın diğer ve daha az miktarda bulunan maddeleri ise: Fosfaditiletanolamin ile Fosfaditilinosittir. Yukarıda, yağın bileşiminde belirtilen doymamış özellikteki yağ asitleri ise ana madde konumundaki Fosfaditilkolin’e bağlı konumdadır. Soya yağının yapısında karışım halinde bulunan Fosfolipidler, biomembranların işlevsel bütünleyicisidir. Fosfolipidler, birçok membrana bağlı hücre içi madde alışverişinde görev alırlar: Fosfolipidler→ barsak pasajlarında parçalanır→ Liso-Fosfatidilkolin’e dönüşür →barsakta emilim gerçekleşir→ vücuda Fosfolipidler olarak geçer. Soya yağının içeriğindeki Omega -3 yağ asidine bağlı Lesitin miktarı % 3’den az değildir. Molekül yapısında Fosfor ve Azot taşıyan Lesitin, beraberinde yukarıda isimleri verilen bir miktar İzoflavon bileşiklerine sahiptir. Lesitin, doğal yoldan alındığında, vücut direncinin arttırılması, nöroasteni (sinir ileti bozukluğu) gibi durumlarda beyin ve sinir sisteminin desteklenmesi, ayrıca karaciğer sirozunda da karaciğeri onarıcı yararları olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Beynin %85 kadarını oluşturan, omuriliğin ise ana yapısında bulunan ’’Gray substance‘’ (gri kütle) lesitin yapılıdır. Hücrelerin çeperinde gerçekleşen seçinimli madde giriş ve çıkışlarında bu madde yine rol almaktadır. Lipotropik(yağsı) özellikte olması nedeniyle karaciğer hücrelerini onarıcıdır. Alkol kullanımına, toksinlere veya virüslere bağlı olarak ortaya çıkan karaciğer yağlanması ve karaciğer yorgunluğu gibi semptomları giderici özelliğe sahiptir. Karaciğeri koruyucu bu (Hepatoprotektif) özellik, hücre çeperinin süratle yenilenmesi ve stabilizasyonu yoluyladır.Tüm bu sayılan nedenlerle, soyanın belirgin bir kan lipid seviyesinitedricen düşürücü ve karaciğeri koruyucu özelliği belirginleşir. Soya yağı ayrıca karotinoidler (A vitamini öncül maddeleri), D ve K vitaminleri bakımından da zengindir. % 0.5 civarında E vitamini (Tokoferol) içermesi, soya yağına hücre ve doku yenileyici özelliğini kazandırır. Yine, yağda çözünen A ve E vitaminlerinden kaynaklanan belirgin antioksidan etkisi vardır. Vitaminlerin ve diğer doğal maddelerin yapılarının bozulmamasına özen gösterildiği için, elde ediliş yönteminde kesinlikle ısıl işlem uygulanmamaktadır.
Önerilen Kullanım Şekli ve Miktarı: Dahilen: E Komisyonu Monografları’nda hiperkolesterol tedavisi diyetlerinde kullanımı bulunduğu kayıtlıdır. Yağ metabolizması bozuk olan kişilerde, total kolesterol değerleri yüksek olanlarda, diyet uygulandığında ve düzenli kullanımda lipid değerlerinin normal seviyeye düşürülmesine yardımcı olarak kullanılır. Ayrıca karaciğer, safra hastalıklarında, sinir sistemi, eklem ağrıları, gece terlemelerinde kullanımının olduğu bildirilmektedir. Yine E Komisyonu tarafından soya fosfolipid günlük kullanım miktarının ortalama 1.5 gr olduğu belirtilmektedir. Bu miktardan hareketle, soya yağının günde 2 çorba kaşığı kullanılmasının yararlı olduğu ortaya konulmuştur. Düzenli kullanımda bu kullanım miktarı, bazı yetişkinlerde barsak hareketliliğini arttırabilmektedir. Soya yağının içeriğindeki Fitoöstrojen’ler, hormon faaliyetlerinin ilerleyen yaşa bağlı olarak sona ermesi sonucu ortaya çıkan menopoz ve sonrasında görülmesi muhtemel osteoporoz gibi problemleri geciktirir veya azaltır. Bu nedenle, günlük beslenme alışkanlığı çerçevesinde, ergenliğin erken dönemlerinden itibaren, protein ihtiyacının % 9’unun soya ürünleriyle karşılanmasının, bu tip sorunları oldukça geciktirdiği Uzakdoğu ülkelerinde ortaya konmuştur. Soya fasulyesi içeriğinde bulunan Lesitin gıda endüstrisinde ve eczacılıkta da sıklıkla kullanılır. Haricen: Doku yenileyici özellikte olması nedeniyle cilt üzerinde olumlu etkileri gözlenmektedir. Soya yağı, ambalajı açıldıktan sonra değerli doymamış yağ asitlerinin okside olup yapı bozunmasına uğramaması için buzdolabında muhafaza edilmelidir. Kişiye bağlı alerjik reaksiyon gözlendiğinde ürün kullanımına ara verilmelidir.
Prof. Dr. Ulvi ZEYBEK Ege Üniversitesi, İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma-Uygulama Merkezi
Sağlıklı bir beslenmenin amaçlandığı tüm durumlarda önemli bir besin kaynağıdır. Yeterli miktarda ve düzenli kullanılması durumunda çocuklarda gelişimi destekler, yetişkinlerde sağlıklı bir metabolizmayı sağlar, hücre ve dokulardaki yaşlanmayı geciktirebilir. Omega Yağ Asitleri Kaynağıdır. İçeriğindeki ortalama %60 civarındaki çoklu doymamış yağ asidinin yaklaşık %88’i Omega-6 ( linoleik asit ) yağ asidi, kalan kısmı ise Omega- 3 ( linolenik asit ) ve Omega – 9 ( oleik asit ) yağ asitlerinden oluşur. Doymamış yağ asidi içeriği % 15 dolaylarındadır. Kan yapımını destekler ( kemik iliğinde etkili olan ve Platellet Aktivasyon Faktörü denen bileşikler, lesitinin alkil türevleridir). Kalp- damar sistemini koruyarak, kan dolaşımını olumlu etkiler ( Omega 3 ) Lesitin Kaynağıdır. % 3 dolayında doğal lesitin içerir. Yağa altın rengini veren lesitin ve az miktarda bulunan İzoflavon Aglikonları ( Kompetitif Östrojen Antagonisti olup östrojen reseptörlerini bloke ederek eksiklik belirtilerini giderirken, genel östrojenik aktiviteyi ve reaksiyonlarını azaltır.) sarı renkli maddelerdir. Beyin ve omurilik gibi sinir hücrelerinin ana yapısında olan gri kitle ( gray substance, beynin % 80 –85’i ) lesitin yapılıdır. Tüm hücre duvarlarının seçici giriş – çıkış mekanizmasını bu maddeler yönetir. Karaciğer hücrelerinde onarımı sağlar. Alkol, toksin ve virüs nedenli karaciğer yorgunlukları ve yağlanmasını giderebilir. Sirozun engellenmesi ve tedavisinde kullanılan ve PPC (Polienilfosfatidilkolin) olarak bilinen madde Omega-3 gibi yağ asitlerinden oluşmuş bir tür lesitindir. Fitesterol Kaynağıdır. Bitkisel sıvı yağlar, kolesterol gibi hayvansal steroidal maddeler taşımazlar ancak yine steroidal yapılı olan ( sitosterol gibi ) ve vücutta birikmeyen fitosterolleri içerir. Bu maddeler bağırsaktaki kolesterol emilimini %15 kadar azaltıp, özellikle düşük yoğunluklu kolesterolün ( kötü kolesterol ) düşmesini sağlayabilir. Ayrıca homosisteini de düşürerek damar tıkanıklıklarını engeller ve ani kalp krizi riskini azaltabilir. Diğer taraftan, vücut fitosterolleri metabolizmada gerekli pek çok diğer biyolojik steroidal maddenin yapımında kullanmaktadır. Aktif doğal E Vitamini Kaynağıdır. Özellikle aktif olan tokoferol tiplerince zengin doğal bir E vitamini grubu içermektedir. Tokoferoller hücre ve dokuların onarımını hızlandırabilmektedir. Lignan Kaynağıdır. Kuvvetli antioksidan özelliğe sahip ve bu amaçla tüketilen lignanlarca oldukça zengindir. Vücudun değerli bileşiklerini toksinlerden koruyabilir. Organominerallerin Doğal Kaynağıdır. Çinko, selenyum gibi çok önemli mineralleri doğal, organik bileşikler halinde içerir. Özellikle esansiyel aminoasitlerce zengin proteinlerle birlikte düzenli kullanılması halinde hem bu etkileri güçlenir hem de vücudun tam fonksiyonu için gerekli olan enzimlerin ve gelişme hormonlarının üretimini artırabilir.
KULLANIM DOZU : Gerekli asgari kullanım dozu; çocuklarda günde 1 tatlı kaşığı, yetişkinlerde 2 tatlı kaşığıdır. Normal bir salata yağı olarak istenen miktarda tüketilebilir. Günlük asgari miktar ortalama 7 g olup 63 kalori enerji vermektedir. Özellikle zayıflama rejimlerinde yemek saatinden 30 dk. Önce 1-2 çay kaşığı, aç karnına alındığında kandaki yağ asidi seviyesini düzenleyerek açlık hissinin azalmasına yardımcı olur. Yağ sindirimini engelleyen rejim ilaçları ile birlikte alınmamalıdır. Kızartmalarda ve düdüklü tencerelerde pişirme amaçlı kullanılmamalıdır. Tüm soğuk hazırlanan gıdalarda ve piştikten sonra tüm yemeklere ilave edilerek kullanılabilir.
UYARI : SOYA ÜRÜNLERİNE ALERJİSİ OLANLAR KULLANMAMALIDIR.
Eczacı / Doç Dr. Levent Tuğrul Let Danışmanlık Ltd. Şti.